İçimizi kemiren şüphe

İnanmanın karşı hali şüphedir. Şüphe bir nevi hastalıklı bir ruh halidir. Böyle bir hastalığa yakalanmış kimsede karardan, istikrardan, inanmadan yana bir olgunun, bir oluşun varlığından söz açmanız imkansız hale gelir. İnanma hali, insanda istikrar, sürekli gelişim halini, atılım hasletlerinin geliştirirken şüphe tam anlamıyla huzursuz bir kıvranma, bocalama, yerinde sayma hali olarak belirir…

supheŞüphe halindeki insan bütün dayanaklardan bütün sığınaklardan boşanmıştır. Kendine dayanmak ister o, kendinde bir aşkınlık yakalamak, ona sığınmak ister. Şüphe insanın “hayret” halini de giderir. Hayret, her oluşta ve oluşun her anında, insana yeni hikmetler yakalamanın yolunu açarken ve her hikmet tecellisinde insan inancını kavileştirmeye yeni bir yol bulurken, şüphe halindeki insan adete katılaşmış halde bulunur.

Şüphe içindeki insan, sürekli olarak, zan üzredir. İnanmak zannı yok ederken; şüphe zan için yeni kapılar açar. Zan ise insanın eyleme geçmesini önler. Şüphe insanın ruh dinamiklerini öldürür. Şüphenin kendini tatmin yolunda durduğu her nokta, aslında şüphe sahibi için bir başka şüphenin hareket noktasıdır…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*