Marksizm ve çatışma teorisi 2015

Marx’ın çalışmalarından ve eleştirel bilim anlayışından etkilenen sosyal bilimciler tarafından geliştirilmiştir. Modern sosyolojide ve günümüzde etkilidir. Geleneksel Marksist teoriler Marx’ın orijinal yazılarına ve düşüncelerine büyük ölçüde sadıktırlar. Yeni Marxist teoriler ise bazı önemli noktalarda ayrılığa düşmektedir. Yeni Marksistlerden en önemlisi olarak değerlendirilen Antonio Grmasci (1891-1937)’nin düşünceleri önem taşımaktadır.

marksGramsci geleneksel marxizmden farklı olarak sadece alt değil üst yapının da özellikle kültür ve ideolojinin önemini vurgular. Yapısalcı marxizm olarak bilinen teorinin geliştiricisi kabul edilen Lois Althusser (1918-1990)’in düşünceleri de sosyoloji literatüründe oldukça etkili olmuştur. Althusser üç temel toplumsal yapıdan bahseder. Bunlar ekonomik siyasal ve ideolojik toplumsal yapılardır. Bunun dışında Frankfurt okuluna bağlı olarak ortaya çıkan ve Eleştirel teori olarak bilinen yaklaşımda marxizm içerisinde önemli bir ağırlığa sahiptir. İlk olarak 1923’te ortaya çıkan eleştirel teorinin 1970’lere kadar süren gelişiminde Max Horkheimer, Erich Fromm, Herbert Marcuse, ve T.W Adorno gibi toplum teorisyenlerinin önemli katkıları olduğu bilinmektedir. 1980’lerde ise Jürgen Habermas’ın katkıları ile eleştirel teori yeni bir varlık alanı bulmuştur. Eleştirel teori, akılcı güçler tarafından uygulanan egemenlik biçimine eleştirel bakarlar. Eleştirel teori, Marxizmi felsefe, psikanaliz, ekonomi gibi disiplinler arası bir yaklaşım olarak yeniden geliştirmeye çalışan düşüncelerden oluşur. Yeni marxistler kapitalizmin kaçınılmaz şekilde tasfiye olacağı konusunda geleneksel marxistler kadar iyimser değillerdi. Bu yüzden kültürel hegemonya ve kültür endüstrisi gibi kavramlarla durumu irdelediler. Bu kavramlar sınıf ve sınıf çatışması gibi sosyolojik analizlere açılım sağladı. Yeni marxistler gelenekselden farklı olarak, toplumun ekonomik alt yapısına değil kültürel ve ideolojik yapısına ağırlık verdiler. Marxist teoriler dışında çatışmacı (yaklaşım) teoriler bulunmaktadır.

Marxist teoriler gibi işlevselciliğin aksine toplumun düzen denge ve uyum halindeki gruplardan değil, farklı çıkarlara sahip gruplardan meydana geldiğini varsayar. Çatışmacı teorilerin büyük çoğunluğu çatışmanın, Marx gibi sınıfsız bir topluma geçişle sona ereceğine değil, kaçınılmazlığına ve sürekliliğine inanırlar. Yeni marxistler Marx’tan farklı olarak ekonomik alt yapı dışında üst yapıları vurgulasa da Marxist bir bakış açısına sahip olmaları açısından diğer çatışma teorilerinden ayrılırlar. Çatışma teorileri içinde özellikle Ralf Dahrendorf tarafından geliştirilen çatışma teorisi önemli bir yere sahiptir. Marx’ın mülkiyet üzerinde temellenen sınıf modelini eleştiren Dahrendorf, güç ve otorite üzerine kurulu bir sınıf modeli tanımlar. Bu adam çatışmanın, üretim araçlarına sahip olanlarla olmayanlar değil, otoriteyi uygulayanlar ile ona tabi olanlar arasında ortaya çıkabileceğini savunmuştur.

Uykusuz Grafiker hakkında 26 makale
Kendi halinde takılan ve hoş beş yazılar yazan uykusuz adam.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*